Yazar Notu: Yazının orijinal versiyonu 6 Nisan 2024’te burada yayınlanmıştır.
Esasen bu serinin ilk yazısı bu olsa da zaman içinde evrimleştiği yeri görmek için sıfır noktasına yani Flanöz yazıma gidebilirsiniz.

Yıllar boyu Türkiye’de eğer oralı değilseniz turist olarak gitme ihtimalinizin düşük olduğu yerlere görev için gittim. Fark ettiğim şey ise Türkiye’de sandığımızdan daha fazla gözden kaçan şehir var. Bu yüzden okurken size neden gidilmesin ki diye bir anlığına bile olsa düşündürmek için bu yazı dizisine başladım. Bu yazı dizisinin çok uzun süreceğini sanmıyorum ama okuduğunuzda bu ne alaka gezmek için diyeceğiniz yerlerden bahsedeceğim.
Eski hesabımda bu yazı serisine ilk başladığımda Evaluna Primavera bana daha kişisel fotoğraflar paylaşmamı önermişti. Madem yazılarımı tekrar yayınlama şansım var neden bu öneriyi dinlemeyim diye düşündüm ve fotoğraf sayısını arttırdım. Yazının geri kalanı için fotoğraflar bulabilmeyi dileyerek kendisine teşekkürlerimi iletiyorum ❤
***
Bu şehirlerden ilki Tokat. Tokat benim değil yakın bir arkadaşımın göreve gittiği bir yerdi ve benimde bolca iznim vardı. Neden olmasın ki diye onunla birkaç gün kalmaya gittim.
1- Yol
Sorun şu ki Tokat tuhaf bir konumda. Ordu’dan yola çıkan arkadaşım, Elazığ’dan yola çıkan ben ve Ankara’dan yola çıkan eşim yaklaşık 6,5 saatte varmıştık. Kuş uçuşu olarak çok alakasız km oranlarına sahip bu 3 noktadan yola çıkıp aynı sürelerde gelebilmemiz sayesinde Türkiye karayolları ile ilgili çok ilginç bir şeyi öğrendim. Planladığım üzere 6. yazıdan bunun için özel bir yazı yazacağım. Ancak ufak bir spoiler verecek olursam kuzeye gittikçe karayollarının azaldığını söyleyebilirim. Çünkü normal şartlarda Ordu’dan yola çıkan biriyle Ankara’dan yola çıkan birinin aynı anda Tokat’a varması biraz imkansız görünüyor.
2- Yaprak Sarması

Yaprak sarması benim en sevdiğim yemek normalde. Hayatımın geri kalanını yaprak sarması yiyerek geçirebilirim. Ancak Tokat’ta yaprak sarması yemek fiyat/performans açısından mantıklı değil. Çünkü aşırı pahalı. Buraya kadar gelmişken yaprak yemeden gitmem diyorsanız tadımlık alınırsa da adının sarma olmasına rağmen yediğiniz şeyin sarma olmadığını fark etmek sizi şok edebilir. Çünkü bohça şeklinde katlayarak yapıyorlar ayrıca içinde bakla var. Alışkın olduğunuzdan farklı bir tat denemeye değer.
3- Zile pekmezi
Fransızlar mousse’u keşfettiğinde insanlığın ortak bilinci Tokat’ta zile pekmezinin keşfedilmesini sağladı. Kıvam olarak mousse’a benziyor ama tat olarak daha oryantal bir tadı var diyebiliriz. Hediye olarak götürmek için bidonda yaprak almaktan daha ideal bir seçenek.
4- Yazmacılar Hanı

Ben burada kaldım. Kışın gittiğim için ısınma problemi yaşayacağımı düşünüyordum. Zira Nevşehir’deki strafor taş otellerde oldukça fazla mesaim vardı. Ama hayır ısınma konusunda hiç problem yaşamadık. Ben Cumhuriyet’in ilanından bir 5 dk önce inşa edildiğini düşünsem de aslında sandığımda birkaç yüzyıl daha eskiydi. Zengin bir açık büfe kahvaltısı da dahil olmak üzere olağanüstü uygun bir fiyat ödedim. Tokat turistik bir yer olmadığı için aslında hep sezon dışı bir yer o yüzden internetteki fiyatından çok daha uyguna arayıp pazarlık ederek kalabilirsiniz.
5- Sofra Bezi

Tokatlı bir tanıdığınız varsa muhtemelen evinizde bir adet Tokat Hatırası sofra beziniz vardır. Fiyatı çok uygun ve oryantal desen ve renk çeşidi oldukça bol. Ben çeyizime runnerlarımı buradan almıştım. Anadolu’nun büyülü anlamları olduğuna neredeyse emin olduğum runik desenleriyle kaplı bu bezler. Ancak Tokat’a özgü bir baskı yöntemiyle boyandıkları için çamaşır makinesinde ömürleri bir tık kısa oluyor maalesef.
6- Hacivat-Karagöz

Ne alaka dediğiniz duyar gibiyim bence de ne alaka ama Tokat’ta Hacivat Köftecisi diye bir yer var. Her cumartesi Hacivat-Karagöz gölge oyunu gösterimi var ve üst katıda köfteci. Eğer ziyaretiniz cumartesiye denk geldiyse gidebilirsiniz fiyatı uygun ve genelde espriler gündeme atıfta bulunacak şekilde. Ancak gösterimin yapıldığı yer çok dar bir oda ve kalabalık bir anına denk geldiyseniz biraz bunalabilirsiniz. Yemeği gösteri sonrasına bırakabilirsiniz o yüzden. Ben köftesini denemedim mantısı kötüydü ama mercimek çorbası fena değildi yenebilir.
7- Tokat Kebabı
Söylemek istersem tek seferlik bir tat. Yurdumun o kadar çok kebabı varken bu kebaba ikinci bir şans vermem. Ama denemeden gitmemekte ısrarcıysanız sizin için de tek seferlik bir deneme olacağına eminim. Öte yandan Taşhan’ın karşı sokağında bir yerlere denk gelen Tavpa var ki İç Anadolu sınırlarındaki en iyi ızgaraları yapıyor. İşte ona tekrar tekrar gidilir.
8- 900 Adımda 900 Yıllık Tarih

İlk başta biraz iddialı gelmişti ama cidden 900 adımda Hitit dönemi eserlerinden 18. yy Geç Osmanlı dönemine ait eserleri yürüyerek gezebiliyorsunuz ki bu şehri gezme süresini baya kısaltıyor.
Tokat genel olarak günübirlik gidilmesi yeterli ve tam olarak yürünerek gezilecek bir şehir ama kafa dinlemek için bir yerlere gitmek istiyorum derseniz de bir haftasonu kaçamağı için farklı bir seçenek olabilir.
Siz gittiniz mi daha önce Tokat’a? Yorumlarda buluşalım.

Yorumunu bırak